Bir Savaş ve Beş Taraf

Son zamanlarda sosyal medyada gözlemlediğim üzere, bir kesim Fatih Erbakan’ın doğrularına hiçbir şekilde destek vermezken, en küçük bir açığını bulduğunda eleştirmekte birbiri ile yarışıyorlar. Kendilerine neden böyle yaptıklarını sorduğumuzda biz tarafsızız, yanlışlarını eleştiriyoruz diyorlar. Türkiye’nin içinde bulunduğu hal malum iken ve Fatih Erbakan bu duruma karşı tek başına mücadele verirken en küçük şeyde bile onu eleştirmek ne kadar doğru hiç düşündünüz mü?

Ben düşlündüm ve bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Yeniden Refah Partisi kuruşundan bu yana hakkı söyledi, batılın karşısında durdu.

Peki nedir bu Hak ve Batıl?

Necmettin Erbakan Hocamızın tanımına göre “Hak” her şart altında doğru olandır. “Batıl” ise her şart altında yanlış olandır.

Fatih Erbakan başından beri Siyonizm’e karşı savaşını apaçık ilan etmiş bir lider. Faizci kapitalist düzene karşı tavrını en net şekilde göstermiş, tek çarenin İslam Birliği olduğunu her zaman dile getirmiştir. Siyonizm’e karşı bu tavır Necmettin Erbakan Hoca’dan sonra Türkiye’de ilk kez Fatih Erbakan tarafından sergilendi. Ancak insanlar Fatih Erbakan’ı da anlamadılar. Maalesef Türkiye’de büyük bir lideri anlamak için onun ölmüş olması gerekmektedir. Çünkü Siyonizm için ölmüş olan lider artık tehlike arz etmemektedir ve o lideri karalamayı bırakır, yoluna kendine karşı tehlike arz edecek diğer liderleri karalamakla devam eder. Bu sebeptendir ki, ölen bir lider artık Siyonizm tarafından karalanmadığı için insanlar o lideri anlamaya başlarlar. Bu maalesef böyle devam eder. Yaşarken kendini ifade edemeyen ve yalnızlığa terk edilen Necmettin Erbakan hocamızın, öldükten sonra herkes tarafından bu kadar değer görmesinin asıl sebebi budur.

Peki Fatih Erbakan’ı Siyonizm’in hedefine koyan mesele ne?
Siyonizm’in sömürü aracı olan Faizci Kapitalist düzene karşı savaş açmak ve Siyonizm’in korkulu rüyası İslam Birliği için adımlar atmak aslında Fatih Erbakan’ı küresel güçlerin odağına taşımıştır. Bu nedenle Siyonizm’e bağlı medya kuruluşları önce Fatih Erbakan’ı görmezden gelse de sesinin duyulduğunu fark edip, Fatih Erbakan’a karşı karalama kampanyaları düzenlemeye başlamıştır. Siyonizm karalama kampanyalarında en büyük yardımı diğer siyasi partilerin sempatizanlarından yani yine kendi milletimizden almıştır.

İnsanlar aslında Fatih Erbakan’ı eleştirdiğini düşünürler ama aslında olay bu kadar basit değildir. Eğer batıla karşı savaş veren birini hele ki bu puslu ortamda eleştiriyorsanız aslında batıla karşı hakkın yoluna taş koyuyorsunuz demektir. Burada yapılması gereken şey, eğer hakkın yanında yer almayacaksan, batılın da ekmeğine yağ sürmeyeceksin. Oturup sessizce izlemek, aslında batılın karşısında duranı eleştirmekten daha iyidir. Hani Necmettin Erbakan hocamız derdi ya “Siyonizm öyle bir şeydir ki, kim ben mi siyonizme hizmet edeceğim diye diye kendine hizmet ettirir”. İşte şu içinde bulunduğumuz dönemde Yeniden Refah Partisi siyonizme karşı insanları uyandırmaya çalışırken, Fatih Erbakan’ı eleştirenler farkında olmadan siyonizme hizmet etmektedir.

Yani ortada Bir Savaş ve Beş Taraf var.
İlk iki grup cephede birbiri ile çarpışan Siyonizm ve Yeniden Refah Partisi. Yeniden Refah Partisi gerek söylemleri, gerek eylemleri ile Siyonizme karşı savaşını net bir şekilde belirtmiştir. Türkiye’de başka bir siyasi oluşum yoktur ki, çıkıp siyonizme karşı tek bir söz söyleyebilsin. Yeniden Refah Partisi dışındaki diğer tüm siyasi partiler yalnızca seçime odaklı çalışmaktan ve birbirlerine laf yetiştirmekten ileri gidemiyorlar.

Üçüncü grup medya. Medya Yeniden Refah Partisi’nin davasını insanlara aktarılmasını engelliyor ve bu şekilde Siyonizm’e hizmet ediyor. Engellemekle kalmıyor, Fatih Erbakan’a karşı bir karalama kampanyası yürütüyor. Medyanın bu karalama ve engelleme kampanyası öyle bir hal almış durumda ki, sağcısıyla solcusuyla, yandaşıyla muhalefetiyle, dincisiyle dinsiziyle Fatih Erbakan’a karşı net bir tavır almış durumdalar.

Dördüncü grup muhalif olan diğer partilerin destekçileri. Onlar Fatih Erbakan’a muhalefet ediyorlar. Aslında bu Siyonizm’in safında durmakla aynı şey. Yani Yeniden Refah Partisi Siyonizm’e karşı savaşırken, onlar siyasi görüşleri uğruna Fatih Erbakan’a ve destekçilerine karşı negatif algı oluşturmakla meşguller.

Son grup ise oturup izleyenler. Onlar siyasetten uzak olduğunu, taraf tutmadıklarını söyleyenler. Bunların çoğunluğunu dindar kesim oluşturuyor. Çünkü onlara göre Siyonizm’e karşı dahi olsa siyaset yapmak günah. Bu düşünce yapısı nedeniyle bir asırdan beri ülkeyi hak için çalışanlar yerine hırssızlar, yolsuzlar, Siyonistlerin atadığı yöneticiler yönetiyor. Oturup izleyenler cihat şuurunu yitirmiş insanlarımız. Kimse kimseyi zorlayamaz. Yeninden Refah Partisi destekçileri az gibi görünsek de Allah’ın izniyle bu savaştan muzaffer çıkacak. Çünkü zulme karşı hak için savaşan nice azlar nice çoklara galip gelmiştir.

Allah bizleri batılın karşısında hak için cihat edenleri oturup izleyen Müslümanlardan eylemesin.

Selametle…