Halk öyle çetin devirler yaşayacak ki, o zaman zenginler, kendilerine emredilmediği halde, cimriliklerinden, ellerindekileri çok sıkı tutacaklar. Cenab-ı Hakk: "Aranızdaki fazileti unutmayın" buyurmaktadır (Bakara 237). Resulullah (sav) da şunları yasaklamıştır: Bey'u'l-muzdar'ı, bey'u'l-garar'ı, (meçhulün satışı) ve salahı ortaya çıkmadan meyve satışını."
Ebu Davud, Büyu 26 (3382)
Nakleden: Cabir (ra)
Hz. Peygamber (sav): "Köylü adına şehirli satış yapmasın" dedi ve ilave etti: "Bırakın insanları, Allah birinin sebebiyle diğerini rızıklandırsın" buyurdu.
Ebu Davud ve Nesai'den gelen bir başka rivayette şöyle buyurulur; "Şehirlinin köylü adına satış yapması yasaktır, şehirli köylünün kardeşi veya babası bile olsa." Ebu Davud'un Hz. Enes (ra) yaptığı bir başka rivayet şu ziyadeyi ihtiva eder: Şöyle denirdi: "Şehirli köylü yerine satmasın." Bu özlü, cami bir sözdür "Şehirli köylü için hiçbir şey satmasın, köylü adına safın da almasın" demektir.
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle emrettiler: "Satıcılar mallarını çarşıya indirmezden önce yolda karşılayıp alış-veriş yapmayın." (Tirmizi ve Muvatta dışındakilerde tahric edilmiştir.) Ebu Davud hadisin baş kısmında şu ziyadeye yer verir: Birbirinizin alış-verişine karşı alış-veriş yapmayın. (Pazara giden) malı yolda karşılamayın.
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) satıcının malını övmesini ve daha pazara varmadan malın yolda satın alınmasını veya şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasakladı" buyrulur. (Bir başka rivayette de sadece "malın daha pazara varmadan satın alınmasını yasakladı" denmektedir.)
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Pazara binerek (uzaktan) gelenleri yolda karşılamayın. Şehirli, köylü adına alım-satım yapmasın." Tavus, İbnu Abbas (ra)'tan sordu: "Şehirli köylü adına alım-satım yapmasın" sözünden maksat nedir? İbnu Abbas: "Onun adına simsarlık yapmasın (yani ücret mukabili alım-satım işlemini yapmasın)."
Ebu Davud, İcare 47, (3439)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav), celeb malın pazara gelmeden önce karşılanmasını yasakladı. Kim onu yolda karşılar ve satın alırsa, malın sahibi pazara gelince muhayyerdir (satıştan vazgeçebilir).
İmam Malik (ra)'ten anlatıldığına göre ona şu durum ulaşmıştır: "Adamın biri diğer birisine: "Bana şu deveyi peşin parayla sat, ben de sana vade ile satayım" der. Adam bu tarz alış-veriş hakkında İbnu Ömer'e sorar, İbnu Ömer hoşlanmaz ve adamı bu işten nehyeder."
Muvatta, Büyu 73, (2,663)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Birinizin satışı üzerine başkanız satış yapmasın."
Nesai'den gelen bir rivayette de şöyle buyurulmuştur: "Kişi, kardeşi, satın alma işini kesinliğe kavuşturuncaya veya, tamamen vazgeçinceye kadar araya girip alış-verişte bulunmasın."
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) şehirlinin köylü adına alış-veriş yapmasını, alıcı olmadığı halde alıcı imiş gibi görünüp yüksek fiyat vererek fiyat artırmayı, iki kimsenin başlattığı alış-veriş muamelesi kesinlik kazanıp tamamlanmadan bir başkasının aynı mal üzerinde alış-verişe girişmesini, bir kız istetilmiş iken ona talib olmayı, bir kadının, -kız kardeşinin kabındakini almak için- kocasına onu boşamasını taleb etmesini yasakladı."
Ebu Davud'dan gelen bir başka rivayette şöye denmiştir: "Deve ve davarın sütunu memesinde bekletmeyin. Kim böyle (memede sütü bekletilmiş) bir hayvanı satın alırsa, sağdıktan sonra muhayyerdir: Memnun kalırsa hayvanı alıkor, memnun kalmazsa hayvanı iade eder ve (sağdığı süte karşılık olmak üzere) bir sa' hurma verir."
Ebu Davud, Büyu 48 (3493)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Pazara gitmekte olan malı önceden karşılamayın. Hayvanların sütunu memelerinde (günlerce bekleterek) biriktirmeyin. Bir birinize karşı (müşteriyi kızıştırmak için alıcı olmadığınız halde, yüksek fiyat vererek) malın değerini artırmayın."
Tirmizi, Büyu 41 (1268)
Nakleden: Abdullah İbnu Amri'bni'l-As (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Hem veresiye hem satış helal olmaz. Bir satışta iki şart da helal değildir. Zimmette olmayanın karı yoktur. Yanında bulunmayan malın satışı yoktur." (Tirmizi, hadisin sahih olduğunu söyledi)
Nesai'nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Yiyecek yığını, yiyecek yığını mukabilinde satılmaz. Yiyecek yığını, miktarı belli yiyecek mukabilinde satılmaz."
Nakleden: Ebu Eyyüb (ra)
Resulullah (sav)'ı dinledim, diyordu ki: "Kim çocuğuyla annesi arasını ayırırsa kıyamet günü Allah (celle celaluhu) sevdikleriyle onun arasını ayırır."
Tirmizi, Büyu 52, (1283), Siyer 17, (1566)
Nakleden: Ali (ra)
(Satş sebebiyle cariye bir) anne ile çocuğunun arası ayırmıştı. Resulullah (sav) bunu yasakladı ve satışı bozdu.
Hz. Peygamber (sav) bana, kardeş iki köle hediye etti. Bunlardan birini sattım. Resulullah (sav) bir ara sordu: "Köleler ne yapıyorlar?" Ben durumu söyledim. Bunun üzerine bana: "Satışı boz, satışı boz" buyurdu.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!