Bey (Alım-Satım)

Konu: Bey'u'l-Garar Ve Diğerleri Hakkında

Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Hz. Peygamber (sav) bey'u'l-garar ve bey'u'l-hasatı yasakladı."
Müslim, Büyu 4, (513); Ebu Davud, Büyu 25, (3376); Tirmizi, Büyu 17, (1230); Nesai, Büyu 27 (7, 262); İbnu Mace, Ticarat 23, (2194)
Nakleden: Ali (ra)
Halk öyle çetin devirler yaşayacak ki, o zaman zenginler, kendilerine emredilmediği halde, cimriliklerinden, ellerindekileri çok sıkı tutacaklar. Cenab-ı Hakk: "Aranızdaki fazileti unutmayın" buyurmaktadır (Bakara 237). Resulullah (sav) da şunları yasaklamıştır: Bey'u'l-muzdar'ı, bey'u'l-garar'ı, (meçhulün satışı) ve salahı ortaya çıkmadan meyve satışını."
Ebu Davud, Büyu 26 (3382)
Nakleden: Cabir (ra)
Hz. Peygamber (sav): "Köylü adına şehirli satış yapmasın" dedi ve ilave etti: "Bırakın insanları, Allah birinin sebebiyle diğerini rızıklandırsın" buyurdu.
Buhari, Büyu 58, 64, 67, 69, 70, 71, İcare 14, Şurüt 8; Müslim, Büyu 11, 12, 18-21, (1515, 1520-1523), Nikah 51, 52 (1413); Ebu Davud, Büyu 47, (3442); Tirmizi, Büyu 13, (1223); Nesai, Büyu 17, (7, 256); İbnu Mace, Ticarat 15, (2176); Muvatta, Büyu 96, (2, 683)
Nakleden: Enes (ra)
Resulullah (sav) ana baba bir kardeş bile olsa şehirlinin köylü adına satış yapmasını menetti."
Buhari, Büyu 68, Müslim, Büyu 19, (1521); Nesai, Büyu 18, (7, 256); İbnu Mace, Ticarat 16, (2177)
Nakleden: Enes (ra)
Ebu Davud ve Nesai'den gelen bir başka rivayette şöyle buyurulur; "Şehirlinin köylü adına satış yapması yasaktır, şehirli köylünün kardeşi veya babası bile olsa." Ebu Davud'un Hz. Enes (ra) yaptığı bir başka rivayet şu ziyadeyi ihtiva eder: Şöyle denirdi: "Şehirli köylü yerine satmasın." Bu özlü, cami bir sözdür "Şehirli köylü için hiçbir şey satmasın, köylü adına safın da almasın" demektir.
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle emrettiler: "Satıcılar mallarını çarşıya indirmezden önce yolda karşılayıp alış-veriş yapmayın." (Tirmizi ve Muvatta dışındakilerde tahric edilmiştir.) Ebu Davud hadisin baş kısmında şu ziyadeye yer verir: Birbirinizin alış-verişine karşı alış-veriş yapmayın. (Pazara giden) malı yolda karşılamayın.
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) satıcının malını övmesini ve daha pazara varmadan malın yolda satın alınmasını veya şehirlinin köylü adına satış yapmasını yasakladı" buyrulur. (Bir başka rivayette de sadece "malın daha pazara varmadan satın alınmasını yasakladı" denmektedir.)
Buhari, Büyu 71; Müslim, Büyu 15, (1518); Ebu Davud, İcare 45 (3436); Nesai, Büyu 18, (7, 257); İbnu Mace, Ticaret 16, (2179)
Nakleden: İbnu Abba (ra)
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Pazara binerek (uzaktan) gelenleri yolda karşılamayın. Şehirli, köylü adına alım-satım yapmasın." Tavus, İbnu Abbas (ra)'tan sordu: "Şehirli köylü adına alım-satım yapmasın" sözünden maksat nedir? İbnu Abbas: "Onun adına simsarlık yapmasın (yani ücret mukabili alım-satım işlemini yapmasın)."
Ebu Davud, İcare 47, (3439)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav), celeb malın pazara gelmeden önce karşılanmasını yasakladı. Kim onu yolda karşılar ve satın alırsa, malın sahibi pazara gelince muhayyerdir (satıştan vazgeçebilir).
Buhari, Büyu 71; Müslim, Büyu 17, (1619); Tirmizi, Büyu 12, (1221); Nesai, Büyu 18, (7, 257); Ebu Davud, Büyu 45, (3437)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) bir satışta iki satışı yasakladı.
Ebu Davud'da gelen rivayet şöyledir: "Bir satışta iki satış yapan kimseye en düşük olanı (helal)dır. Aksi halde ribadır."
Ebu Davud, İcare 55, (3461); Muvatta, Büyu 72, (2, 663); Nesai, Büyu 73 (7, 395-396); Tirmizi, Büyu 18, (1231)
İmam Malik (ra)'ten anlatıldığına göre ona şu durum ulaşmıştır: "Adamın biri diğer birisine: "Bana şu deveyi peşin parayla sat, ben de sana vade ile satayım" der. Adam bu tarz alış-veriş hakkında İbnu Ömer'e sorar, İbnu Ömer hoşlanmaz ve adamı bu işten nehyeder."
Muvatta, Büyu 73, (2,663)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Birinizin satışı üzerine başkanız satış yapmasın."
Buhari, Büyu 58, 64, 70, 71, Şurüt 8, Nikah 46; Müslim, Nikah 49, (1412), Büyu 7, 8, 11, (1412), Birr 29, (2563), 32 (2564); Ebu Davud, Nikah 17, (2080), Büyu 45, (3436), 48 (3443); Tirmizi, Nikah 38 (1134), Büyu 57, (1292); Nesai, Nikah 20, 21 (6, 72-73-74), Büyu 17, 20, 21, (7, 258); İbnu Mace, Ticarat 13, (2171); Muvatta, Büyu 95, 96, (2, 683)
Nesai'den gelen bir rivayette de şöyle buyurulmuştur: "Kişi, kardeşi, satın alma işini kesinliğe kavuşturuncaya veya, tamamen vazgeçinceye kadar araya girip alış-verişte bulunmasın."
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) şehirlinin köylü adına alış-veriş yapmasını, alıcı olmadığı halde alıcı imiş gibi görünüp yüksek fiyat vererek fiyat artırmayı, iki kimsenin başlattığı alış-veriş muamelesi kesinlik kazanıp tamamlanmadan bir başkasının aynı mal üzerinde alış-verişe girişmesini, bir kız istetilmiş iken ona talib olmayı, bir kadının, -kız kardeşinin kabındakini almak için- kocasına onu boşamasını taleb etmesini yasakladı."
Buhari, Büyu 58, 70, 71, Şurut 8, 11; Müslim, Nikah 38, 39, 51, 52, (1408-1413), Büyu 12, (1515); Tirmizi, Talak 14, (1190); Nesai, Nikah 20, (6,71), Büyu 19, 21, (7, 258-269); Ebu Davud, Nikah 2, (2176), 18, (2080); Muvatta, Büyu 45, (2, 683)
Ebu Davud'dan gelen bir başka rivayette şöye denmiştir: "Deve ve davarın sütunu memesinde bekletmeyin. Kim böyle (memede sütü bekletilmiş) bir hayvanı satın alırsa, sağdıktan sonra muhayyerdir: Memnun kalırsa hayvanı alıkor, memnun kalmazsa hayvanı iade eder ve (sağdığı süte karşılık olmak üzere) bir sa' hurma verir."
Ebu Davud, Büyu 48 (3493)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Pazara gitmekte olan malı önceden karşılamayın. Hayvanların sütunu memelerinde (günlerce bekleterek) biriktirmeyin. Bir birinize karşı (müşteriyi kızıştırmak için alıcı olmadığınız halde, yüksek fiyat vererek) malın değerini artırmayın."
Tirmizi, Büyu 41 (1268)
Nakleden: Abdullah İbnu Amri'bni'l-As (ra)
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdular: "Hem veresiye hem satış helal olmaz. Bir satışta iki şart da helal değildir. Zimmette olmayanın karı yoktur. Yanında bulunmayan malın satışı yoktur." (Tirmizi, hadisin sahih olduğunu söyledi)
Ebu Davud, Büyu 70, (3503); Tirmizi, Büyu 19, (1234); Nesai, Büyu 60, 71, 72 (7, 288, 295); İbnu Mace, Ticarat 20, (2188)
Nakleden: Cabir (ra)
Resulullah (sav) miktarı bilinmeyen kuru hurma yığınını, miktarı belli kuru hurma ile satmayı yasakladı.
Müslim, Büyu 42, (1530); Nesai, Büyu 37, 38, (2, 269, 270)
Nesai'nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Yiyecek yığını, yiyecek yığını mukabilinde satılmaz. Yiyecek yığını, miktarı belli yiyecek mukabilinde satılmaz."
Nakleden: Ebu Eyyüb (ra)
Resulullah (sav)'ı dinledim, diyordu ki: "Kim çocuğuyla annesi arasını ayırırsa kıyamet günü Allah (celle celaluhu) sevdikleriyle onun arasını ayırır."
Tirmizi, Büyu 52, (1283), Siyer 17, (1566)
Nakleden: Ali (ra)
(Satş sebebiyle cariye bir) anne ile çocuğunun arası ayırmıştı. Resulullah (sav) bunu yasakladı ve satışı bozdu.
Ebu Davud, Büyu, Cihad 133, (2696); İbnu Mace, Ticarat 46, (2249)
Nakleden: Ali (ra)
Hz. Peygamber (sav) bana, kardeş iki köle hediye etti. Bunlardan birini sattım. Resulullah (sav) bir ara sordu: "Köleler ne yapıyorlar?" Ben durumu söyledim. Bunun üzerine bana: "Satışı boz, satışı boz" buyurdu.
Tirmizi, Büyu 52, (1284); İbnu Mace, 46, (2249)
Selamet Derneği Bağış

Kısalar…

Samet Karaca
Eğer üzüntü ve sıkıntı içindeysen bu duayı oku...
Samet Karaca
Dünyayı nasıl fethedersiniz?
Samet Karaca
Tevekkül, huzura açılan kapının anahtarıdır!
Samet Karaca
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı: وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz? (Nisa - 75)
Samet Karaca
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır; Avam : Okuduğu gibi anlar (meal). Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar). Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar. Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!
Samet Karaca
Hayırlı dualarınızın kabul olması için bu ayeti kesinlikle okuyun! اَللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ (Zümer - 46)
Samet Karaca
Kudüsü fethedecek ordunun İstanbul'dan gideceğine dair hadis | İhsan Şenocak
Samet Karaca
Hak Dava
Samet Karaca
Daha Fazla Gör

Popüler