İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Hacc ayları Şevval, Zülkade ve Zilhicce'den de on gündür."
Buhari, Hacc 33 (Tercüme, yani bab başlığı olarak senetsiz kaydetmiştir.)
Nakleden: Hişam İbnu Urve (ra)
Abdullah İbnu Zübeyr (ra) Mekke'de dokuz yıl ikamet etti. Bu esnada Zilhicce'nin hilali ile yüksek sesle telbiyeye başladı. (Kardeşi) Urve de onanla aynı şeyi yapardı."
Muvatta, Hacc 50, (1, 339)
Nakleden: Kasım İbnu Muhammed (ra)
Hz. Ömer (ra) Mekkelilere şöyle hitab etti: "Ey Mekkeliler! Ne oluyor da uzak diyardan gelenler saçları dağınık vaziyette iken sizler yağlanıyorsunuz? (Zilhicce) hilalini görünce siz de telbiyede bulunun."
Muvatta, Hacc 49, (1, 339)
Ata'ya: "Mücavir (Mekke'de ikamet eden) hacc için ne zaman telbiyede bulunur?" diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "İbnu Ömer (ra) mütemetti olarak gelince, terviye günü, öğleyi kılıp, devesine bindi mi hacc için telbiyede bulunurdur."
Buhari, Hacc 82, (Tercüme yani bab başlığı olarak kaydedilmiştir. Senetsizdir)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
İbnu Abbas (ra) şunu söylemiştir: "Hacc için, sadece hacc aylarında ihrama girmek sünnettendir."
Buhari, Hacc 33 (tercüme yani bab başlığı olarak kaydetmiştir)
Bir rivayette İbnu Ömer der ki: Bizzat işitmemekle beraber, bana söylendiğine göre, Resulullah (sav) buyurmuştur ki: "Yemenliler de Yelemlem'de ihrama girerler."
Buhari'de gelen bir diğer rivayette belirtildiği üzere, bir zat (Abdullah İbnu Ömer'e) gelerek: "Umre için nerede ihrama girmem caiz olur?" diye sorunca: "Resulullah (sav) mikat yerleri olarak Necidliler için Karn'ı, Medineliler için Zülhuleyfe'yi, Şamlılar için Cuhfe'yi belirledi" demiş, başka bir mikat yeri zikretmemiştir.
Buhari, Hacc 3
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sav), Medineliler için Zülhuleyfe'yi, Şamlılar için Cuhfe'yi, Necidliler için Karnu'l-Menazil'i , Yemenliler için Yelemlem'i mikat yerleri olarak ta'yin etmiştir. Bu yerler, ora ahalileri ve oraya başka yerlerden hacc ve umre yapmak maksadıyla gelenler için mikat yerleridir. Bu söylenen mikat yerlerinin berisinde (yani mikatlarla Mekke arasında) bulunanlar için mikat, bulunduğu yerdir. Daha yakın yerde olanlar da böyledir. Nitekim Mekkeliler de Mekke'de ihrama girerler."
Bir rivayette şöyle denmiştir: "Kim (mikatlerin) berisinde ise, (niyeti) başlattığı yerde ihram giyer, öyle ki, Mekkeliler Mekke'de (ihrama girerler).
Buhari, Hacc 7; Ebu Davud, Menasik 9, (1737)
Nakleden: Ebu'z-Zübeyr (ra)
Hz. Cabir (ra)'e ihrama girme yerinden sorulmuştu. Şu cevabı verdi: "Ben Resulullah (sav)'in bu hususta şöyle söylediğini işittim. "Medineliler'in ihrama girme yeri Zülhuleyfe'dir. Diğer yol Cuhfe'dir, Iraklıların ihrama girme yeri Zat-ı Irk'dır. Necidliler'in ihrama girme yeri Karni'l-Menazil'dir. Yemenliler'in ihrama girme yerleri Yelemlem'dir."
Müslim, Hacc 18,(1183)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Şu iki memleket (Basra ve Kufe) fethedildiği zaman Hz. Ömer (ra)'e halk gelip: "Ey mü'minlerin emiri! Resulullah (sav) Necidliler için Karn'ı (mikat olarak) tesbit etti. Orası bizim yolumuza sapa düşer. (Buradan) Karn'e gitmeye kalksak, bize zor olur!" dediler. Hz. Ömer (ra) onlara: "Öyleyse onun kendi yolunuzdaki hizasına bakın" dedi ve onlar için Zat-ı Irk'ı tesbit etti.
Buhari, Hacc 13
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav) Iraklılar için Zat-ı Irk'ı mikat kıldı.
Ebu Davud, Menasik 9, (1739); Nesai, Hacc 22 (5, 125)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sav) Meşrikliler için Akik'i mikat kıldı.
Ebu Davud, Menasik 9, (1740); Tirmizi, Hacc 17, (832)
İmam Malik: "Bana ulaştığına göre, Resulullah (sav) Ci'rane'de umre için ihrama girdi" demiştir.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!