Resulullah (sav) bize Mekke'de sabah namazı kıldırdı. Mü'minun süresini kıraat buyurarak namaza başladı. Hz. Musa ve Harun'un zikrine gelince -veya Hz. İsa'nın zikrine, ravi burada tereddüt etti. Resullullah (sav)'ı bir öksürük tuttu, hemen rüküya gitti." (Hadis Buhari'de muallak olmuştur)
Hz. Ebu Bekr es-Sıddik (ra) sabah namazını kıldırdı. Namazın her iki rek'atinde Bakara suresini okudu.
Muvatta, Salat 33
Nakleden: Fürafisa İbnu Umeyr el-Hanefi (ra)
Ben Yusuf süresini, Osman İbnu Affan (ra)'ın sabah namazlarındaki kıraatinden öğrendim. Çünkü o, bu süreyi çok sık okurdu."
Muvatta, Salat 35, (1, 82)
Nakleden: İbnu Mes'ud (ra)
Anlatıldığına göre, sabah namazının birinci rekatinde Enfal'den kırk ayet kadar, ikinci rekatinde ise mufassal sürelerden birini okumuştur. [(Rezin ilavesidir. Buhari muallak (senetsiz) olarak tahric etmiştir. (Ezan 106)]
Rezin
Nakleden: Amr İbnu Rebi'a (ra)
Hz. Ömer İbnu'l-Hattab (ra)'ın arkasında sabahı kıldık. Namazda Yusuf ve Hacc surelerini ağır bir kıraatle okudu. Bunun üzerine Amr'e: "Öyleyse fecir doğarken namaza başlamış olmalıdır" dendi. O da: "Evet!" diye cevap verdi.
Muvatta, Salat 34, (1, 82)
Nakleden: Muaz İbnu Abdillah el-Cüheni (ra)
Cüheyne kabilesine mensup bir zat bana: "Resulullah (sav)'ın sabah namazının her iki rek'atinde de iza zülzilet süresini okuduğunu işittim, bilmiyorum unutarak mı böyle yaptı, bilerek mi okudu" dedi.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!