Resulullah (sav) bize namazı şöyle öğretti: "önce tekbir getirdi iki elini kaldırdı. Rükuya gittiği zaman ellerinı dizlerinin arasında kavuşturdu." Ravi der ki; Sa'd'a bu haber ulaşınca: "Kardeşim doğru söyledi. Biz böyle yapardık, sonra şununla emredildik" dedi ve bununla diz kapaklarını kavrayıp avuçlamayı kastetti.
Bera İbnu Azib (ra) bize secdeyi şöyle vasfeyledi: Ellerini (yere) koydu, dizleri üzerine dayandı, kalçasını (havaya) kaldırdı ve: "Resulullah (sav) böyle secde yaparlardı" buyurdu. (Bir diğer rivayette: "Resulullah (sav) namaz kılınca kollarını kanat gibi yanlarına açardı" denmiştir.)
Ebu Davud, Salat 158, (896); Nesai, İftitah 141, (2, 212)
Nakleden: Bera (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Secde ettiğin zaman ellerini yere koy, dirseklerini (havaya) kaldır."
Ebu Davud'un diğer bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) secdeye gidince alnını ellerinin arasına koydu, kalkınca da dizkapaklarının üzerine kalktı ve dizlerine dayandı."
Ebu Davud, Salat 141, (839)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz secde edince, devenin çöküşü şeklinde yere çökmesin, yani ellerini dizlerinden önce yere koymasın."
Resulullah (sav) bana şunu söyledi: "Ey Ali! Ben kendim için sevdiğimi senin için de seviyorum, kendim için hoşlanmadığımı senin için de hoşlanmıyorum, öyleyse iki secde arasında ik'ada bulunma."
Tirmizi, Salat 209, (282)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav) (namazda) kişinin, elleriyle yere dayanarak oturmasını yasakladı. (Bir başka rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav), namazdan kalkarken kişinin ellerine dayanmasını yasakladı.")
Ebu Davud, Salat 187, (992)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) namazda ayaklarının sırtı üzerinde kalkardı.
Tirmizi, Salat 214, (288)
Nakleden: Malik İbnu'l-Huveyris (ra)
Anlattığına göre Resulullah (sav)'ı namaz kılarken görmüştür. Efendimiz, tek rekatte iken, tam bir oturuş vaziyeti almadan kalkmamıştır.
İbnu Ömer (ra) secde ettiği zaman ellerini, yüzünü koyduğu şeyin üzerine koyardı. Ben O'nu çok soğuk bir günde gördüm, ellerini (giymekte olduğu) bürnusunun altında çıkarmış çakılların üzerine koymuştur.
Muvatta, Kasru's-Salat 59, (1, 163)
Nakleden: Uhban İbnu Evs (ra)
Mecze'e İbnu Zahir, Ashabu Şecereden Uhban İbnu Evs'ten naklettiğine göre, Uhban diz kapaklarından rahatsızdı, secde ettiği zaman dizkapağmın altına minder koyardı.
Buhari, Megazi 35
Nakleden: Nafi' (ra)
İbnu Ömer (ra) şöyle derdi: "Hasta kimse secde etmeye muktedir olamazsa başıyla ima eder, alnına herhangi bir şey kaldırmaz."
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!