Namaz Bölümü

Konu: Kunut

Nakleden: Enes (ra)
Resulullah (sav) bir ihtiyaç sebebiyle, kendilerine Kurra denilen yetmiş kişiyi yola çıkardı. Süleym aşiretinden Ri'l ve Zekvan adında iki kabile, Bi'r-i Ma'une (Maune Kuyusu) denilen bir suyun yanında bunların önünü kesti. Hey'et bunlara: "Biz size gelmedik. Biz Resulullah (sav)'ın bir ihtiyacı için gidiyoruz" dediler. Ancak öbürleri bunları dinlemeyip öldürdüler. Resulullah (sav) (duruma muttali olduktan sonra) sabah namazlarından sonra bir ay boyu onlara beddua etti. Bu hadise namazda kunut okumanın başlangıcı oldu. Biz kunut yapmıyorduk." Abdülaziz İbnu Süheyb der ki: "Bir zat Enes (ra)'e Kunut'tan sorarak: "Bu, rükudan sonra mı yoksa kıraatin tamamlanmasından sonra mı?" dedi. Enes: "Hayır, kıraatin bitiminde" diye cevap verdi." Bir başka rivayette (Enes şöyle) dedi: "Resulullah (sav) bir ay boyu rükudan sonra (kunut yaparak bazı Arap kabilelerine beddua etti.)"
Buhari, Vitr 7, Cengiz 41, Cizye 8, Megazi 38, Da'avat 59; Müslim, Mesacid 297-308, (677-679); Ebu Davud, Salat 345, (1444-1445); Nesai, İftitah 116, (2, 200)
Bir başka rivayette: "Resulullah (sav) sabah namazından sonra bir ay boyu kunut yaptı" denmiştir.
Buhari, Vitr 7, Cengiz 41, Cizye 8, Megazi 38, Da'avat 59; Müslim, Mesacid 297-308, (677-679); Ebu Davud, Salat 345, (1444-1445); Nesai, İftitah 116, (2, 200)
Müslim'in bir rivayetinde: "Resulullah (sav), bir ay boyu sabah namazında rükudan sonra kunut yaparak Useyye (kabilesi)ne beddua etti" denir. Buhari'nin bir rivayetinde: "Kunut, akşam ve sabah namazındaydı" denir. Ebu Davud ve Nesai'nin bir rivayetinde: "Bir ay kunut yaptı sonra terketti" denir.
Buhari, Vitr 7, Cengiz 41, Cizye 8, Megazi 38, Da'avat 59; Müslim, Mesacid 297-308, (677-679); Ebu Davud, Salat 345, (1444-1445); Nesai, İftitah 116, (2, 200)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sav) tam bir ay boyu, hiç aralık vermeden her namazın peşinde, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarında Kunut yaptı. Şöyle ki: Son rek'at'te semiallahu li-men hamideh deyince Süleym aşiretinden Ri'l, Zekvan, Useyye kabilelerine beddua ediyor, namazda kendine uyanlar da amin diyorlardı.
Ebu Davud, Salat 345, (1443)
Nakleden: Hufaf İbnu İma el-Gıfari (ra)
Resulullah (sav) rüku'ya gitti, sonra başını kaldırdı ve "Gıfar kabilesini Allah mağfiret etsin. Eşlem kabilesine Allah selamet versin. Useyye Allah'a ve Resulüne isyan etmiştir. Allahım, Beni Lihyan'a lanet et. Ri'l ve Zekvan'a da lanet et" deyip secdeye gitti.
Müslim, Mescid 308, (679)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav)'ın sabah namazının son rekatinin rükusundan başını kaldırınca semi'allahu limen-hamideh Rabbena ve leke'l-hamd dedikten sonra şöyle söylediğini işitmiştir: "Allahım falancaya falancaya lanet et, Allah Teala Hazretleri bunun üzerine şu mealdeki ayeti indirdi: "(Kullarımın) işinden hiçbir şey sana ait değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zalim (kimse)ler oldukları için, azablandırır" (Al-i İmran 128).
Buhari, Tefsir, Al-i İmran 9, Megazi 21, İ'tisam 17; Tirmizi, Tefsir Al-i İmran (3007); Nesai, İftitah 121, (2, 203)
Nakleden: Hasan Basri (ra)
Ömer İbnu'l-Hattab (ra), halkı, Übeyy İbnu Ka'b üzerinde topladı. O, bunlara ramazanda yirmi gece namaz kıldırdı. Bu esnada (vitirlerde) sadece son yarıda kunut yaptı, daha önce hiç kunut yapmadı. Son on kalınca cemaate gelmedi, teravihi evinde kıldı. Halk: "Übeyy (cemaatten) kaçtı" dedi.
Ebu Davud, Salat 340, (1428,1429)
Nakleden: Hasan İbnu Ali İbnu Ebi Talib (ra)
Resulullah (sav) bana vitirde okuduğum bir dua öğretti. Şöyle ki: "Allahım! Beni hidayet verdiklerinden kıl, afiyet verdiklerinden eyle, Beni, işlerini üzerine aldıkların arasına koy. (Ömür, mal, ilim, v.s.'den) verdiklerini hakkımda mübarek kıl. Vukuuna hükmettiğin şerlerden beni koru. Sen dilediğin hükmü verirsin, kimse seni mahkum edemez. Sen kimin işini üzerine aldıysan o zelil olmaz. Rabbimiz! Sen münezzehsin, muallasın."
Ebu Davud, Salat 340, (1425,1426); Tirmizi, Salat 341, (464); Nesai, Kıyamu'l-Leyl, 51, (3, 248)
Nakleden: Ali (ra)
Resulullah (sav) vitrinin sonunda şunu okurdu: "Allahım! Senin gadabından rızana sığınırım, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (layık olduğun) senayı saymaya gücüm yetmez. Sen, kendini sena ettiğin gibisin"
Ebu Davud, Salat 340, (1427); Tirmizi, Da'avat 123, (3561); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 51, (3, 248-249)
Nakleden: Cabir (ra)
En efdal namaz, kunutu uzun olandır.
Müslim, Musafirin 164, (756); Tirmizi, Salat 285, (387)
Selamet Derneği Bağış

Kısalar…

Samet Karaca
Eğer üzüntü ve sıkıntı içindeysen bu duayı oku...
Samet Karaca
Dünyayı nasıl fethedersiniz?
Samet Karaca
Tevekkül, huzura açılan kapının anahtarıdır!
Samet Karaca
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı: وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz? (Nisa - 75)
Samet Karaca
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır; Avam : Okuduğu gibi anlar (meal). Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar). Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar. Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!
Samet Karaca
Hayırlı dualarınızın kabul olması için bu ayeti kesinlikle okuyun! اَللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ (Zümer - 46)
Samet Karaca
Kudüsü fethedecek ordunun İstanbul'dan gideceğine dair hadis | İhsan Şenocak
Samet Karaca
Hak Dava
Samet Karaca
Daha Fazla Gör

Popüler