Ravi, Resulullah (sav)'ın her namaz için abdest aldığını söylemişti, kendisine: "Siz nasıl yapıyordunuz?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Aldığımız abdest bozuluncaya kadar bize yetiyordu."
Resulullah (sav) Fetih günü bütün namazları tek abdestle kıldı. Ömer İbnu'l-Hattab (ra) kendisine: "Ey Allah'ın Resulü, bugün şimdiye kadar hiç yapmadığın şeyi yapmış olmalısın?" demişti, şu cevapta bulundu: "Ey Ömer, bunu bilerek yaptım."
Resulullah (sav) buyurdular ki: Namaz kılarken kimin abdesti bozulacak olursa hemen namazdan çıksın. Eğer cemaatle kılınan bir namazda ise burnunu tutarak ayrılsın." (Burnunu tutmasını emretmesi, cemaate burnu kanamış zannını vermek içindir. Bu davranış, avretin örtülmesi ve kabihin gizlenmesi hususunda bir nevi edebe riayettir.)
Ebu Davud, Salat 236, (1114)
Nakleden: İbnu'l Müseyyeb (ra)
İbnu Abbas (ra) namazda iken burnu kanardı, o da çıkar bumunun kanını yıkar, geri döner ve önceki kıldığı namazını (kaldığı yerden) tamamlardı.
Muvatta, Taharet 74, (1, 38)
Nakleden: İbnu Amr İbnu'l-As (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse son rek'atte oturmuşken daha selam vermeden hades vaki olsa namazı caizdir."
Tirmizi, Salat 300, (408)
Nakleden: Mu'aviye (ra)
Ravi, Resulullah (sav)'ın zevce-i pakleri Ümmü Habibe'ye -ki kızkardeşidir- sormuştur: "Resulullah (sav), içerisinde kendisiyle temasta bulunduğu elbise sırtında olduğu halde namaz kılar mıydı?" Ümmü Habibe (ra) şu cevabı vermiştir: "Evet, yeter ki elbisede bir eza (meni bulaşığı) görmemiş olsun!"
Ebu Davud, Taharet 133, (366); Nesai, Taharet 186, (1, 155); Buhari, Salat 2, (Buhari, bab başlığı (tercüme) olarak kaydeder)
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav), bizim (kadınların) çamaşırları içerisinde namaz kılmazdı."
Ravi, anlattığına göre, cünübken içinde terlediği elbise sırtında olduğu halde namaz kılardı.
Muvatta, Taharet 87, (1,52)
Nakleden: Ebu Said (ra)
Resulullah (sav) ashabiyle namaz kılarken aniden nalınlarını çıkarıp sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de derhal nalınlarını attılar. Resulullah (sav) namazı tamamlayınca: "Nalınlarınızı niye attınız?" diye sordu. "Seni nalınlarını atarken gördük, biz de kendi nalınlarımızı attık!" cevabını verdiler. "Cebrail (as) bana gelip pislik olduğunu haber verdi (onun için attım). Öyleyse sizler mescide gelirken dikkat edin, nalınlarınızda bir pislik (kazurat) -veya eza demişti- görürseniz onu silin; o, ayağınızda olduğu halde namazınızı kılın."
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!