Tirmizi'nin bir rivayetinde hadis şöyledir: "Resulullah (sav)'a namazda çakıllara dokunup (düzlemekten) sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Mutlaka yapmak zorunda isen bari bir kere yap."
Tirmizi, Salat 279, (380)
Nakleden: Ebu Zerr (ra)
Sizden kim namaza durursa, sakın çakıllara değmesin. Zira rahmet, ona karşıdan gelir.
Resulullah (sav): "İnsanlara ne oluyor da namaz kılarken gözlerini semaya kaldırıyorlar?" dedi ve bu hususta sert sözler söyledi. Sonra konuşmasını şöyle tamamladı: "Ya bundan vazgeçerler ya da gözleri çıkarılır."
Resulullah (sav) bana şöyle nasihat etti: "Ey oğulcuğum, namazda sağa sola bakmaktan sakın. Zira o helak olmaktır. Eğer mutlaka yapacaksan bari nafilelerde olsun, farzlarda değil."
Tirmizi, Salat 413, (589)
Nakleden: Sehl İbnu'l-Hamaliyye (ra)
Sabah namazı için ikamet okundu. Resulullah (sav) namaza başladı. Namazda Şi'b istikametine bakıyordu. Geceden Şib'a korunması için bir atlı göndermişti."
Ebu Davud, Salat 168, (916)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav) Mescid-i Kuba'ya namaz kılmaya gitti. Ensar (ra) gelip, namaz kılarken kendisine selam verdiler. Ben Bilal'e sordum: "Namaz kılarken onların selamına nasıl mukabele ettiğini gördün?" Bana bizzat göstererek: "Şöyle" dedi ve avucunu açıp iç kısmını aşağıya, sırtını yukarıya getirdi."
Ebu Davud'un rivayetinde şöyle gelmiştir: "...Sol ayağının altına tükürdü, ayakkabısıyla sürttü."
Ebu Davud, Salat 22, (482)
Nakleden: Ebu Nadra (ra)
Ebu Davud'un Ebu Nadra'dan kaydettiği bir rivayette: "Elbisesine tükürdü, kıvrımları arasında ovaladı" denmiştir.
Ebu Davud, Taharet 143, (389,390)
Nakleden: Aişe (ra)
Bir gün dışardan geldim. Resulullah (sav) odada namaz kılıyordu, kapı da üzerine kapalı idi. Açmasını istedim, ilerleyip bana açtı. Sonra gerisin geriye namazgahına döndü. (Hz. Aişe kapının kıble cihetinde olduğunu belirtti)
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!