Resulullah (sav) ile birlikte iki rek'at öğleden evvel, iki rek'at sonra, keza iki rek'at cum'adan sonra, iki rek'at akşamdan sonra, iki rek'at yatsıdan sonra namaz kıldım. Akşam ve yatsı(dan sonrakiler) evinde idi.
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sünnette gelen oniki rek'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder. Bu oniki rek'atin: Dördü öğleden önce, ikisi öğleden sonra, ikisi akşamdan sonra, ikisi yatsıdan sonra, ikisi de sabahtan önce."
İki namaz var ki, Resulullah (sav) bunları ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hiç terketmedi: Sabahtan önce iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.
Nesai'nin bir başka rivayetinde şöyle gelmiştir: "Müezzin sabah ezanının birincisini bitirip sükut ettimi kalkar, sabah namazından önce ve ufukta fecrin açılmasından sonra iki rek'at hafif namaz kılar, sonra da sağ yanının üzerine uyurdu."
Resulullah (sav) sabahın iki rek'atında çoğunlukla şunları okurdu: Birinci rek'atte (mealen): "(Ey müminler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına (esbata) indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katından verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hiç birini (kimine inanmak, kimini inkar etmek suretiyle) diğerinden ayırd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuş (müslümanlar)ız" (Bakara 136). İkinci rek'atte de, Al-i İmran süresindeki şu ayet (mealen): "De ki: "Ey Ehl-i kitap (Yahudiler, Hıristiyanlar) hepiniz bizimle sizin aranızda müsavi (ve adil) bir kelimeye gelin. (Şöyle) diyerek: "Allah'tan başkasına tapmayalım. Ona hiçbir şeyi eş tutmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabler (diye) tanımayalım. (Buna rağmen) eğer yine yüz çevirirlerse (o halde) deyin ki: "Şahid olun, biz muhakkak müslümanlarız" (64. ayet).
Resulullah (sav) sabahın iki rek'atında çoğunlukla şunları okurdu: "(Ey mü'minler) deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına (esbat) indirilenlere, Musa'ya, İsa'ya verilenlere ve bütün peygamberlere Rabbleri katından verilen (Kitap ve ayetlere) iman ettik. Onlardan hiç birini (kimine imanmak, kimini inkar etmek suretiyle) diğerinden ayıd etmeyiz. Biz, (Allah'a) teslim olmuş (müslümanlarız." (Bakara 136). İkinci rek'atte de: "Ey Rabbimiz, senin indirdiğin (o Kitab'a) inandık, o peygambere de tabi olduk. Artık bizi (birliğini ve peygamberlerini tanıyan) şahidlerle beraber yaz." Al-i İmran 53) ayetni okurdu.
Ebu Davud, Salat 98, (1256); Nesai, İftitah 39, (2, 155,156)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) sabahın iki rek'atinde şunları okudu: "Kul ya eyyuhe'l-Kafirun" ve "Kul hüvallahu ahad."
Ben bir ay kadar Resulullah (sav)'ı göz ucuyla takib ettim, sabahın farzdan önce kılınan iki rekatinde şu sureleri okuyordu: "Kul ya eyyühe'l-Kafirun" ve "Kulhüvallahu ahad"
Tirmizi, Salat 308, (417)
Nakleden: İbnu Mes'ud (ra)
Ben Resulullah (sav)'ı yirmi kere göz ucuyla takib ettim, akşamın farzından sonra kılınan iki rek'atle sabahın farzından önce kılınan iki rek'atte Kafirun ve İhlas surelerini okuyordu.
Nesai, Salat 68, (2,170)
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav) sabahın iki rek'at nafilesini kıldı mı, uyanıksam benimle konuşurdu, değilsem, müezzin namaz için (ikamet okuyuncaya kadar yatardı).
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz, sabahın farzından önce iki rek'atlik sünneti kılınca sağı üzerine yatsın..."
Ebu Davud, Salat 203, (1261); Tirmizi, Salat 311, (420)
Nakleden: Muhammed İbnu İbrahim (ra)
Ravi ceddi Kays İbnu Ama'dan anlattığına göre: "Resulullah (sav) geldi ve namaza duruldu. Onunla birlikte sabah namazını kıldım. Sonra namaz bitince beni namaz kılar buldu. "Ağır ol ey Kays! dedi. Bir namaz daha mı kılıyorsun?" "Ben sabahın sünnetim kılmamıştım (onu kılıyorum)" deyince: "Öyleyse hayır, (bunda bir beis yok)" buyurdu."
Ebu Davud, Salat 295, (1267); Tirmizi, Salat 313, (422)
Nakleden: Abdullah İbnu Malik İbnu Buhayne (ra)
Resulullah (sav) ikamet başladıktan sonra namaz kılmakta olan bir adam gördü. Resulullah (sav) namazdan çıkınca halk adamın etrafını sardı ve (Resulullah ona): "Sabahı dört mü (kılıyorsun)? Sabahı dört mü (kılıyorsun)?" dedi.
Resulullah (sav) sabah namazını kılarken bir adam mescide girdi. Mescidin yan tarafında sünneti kıldı. Sonra Resulullah'a dahil olup O'nunla da farzı kıldı. Aleyhissalatu Vesselam namazı bitirince: "Ey falan, şu iki namazdan hangisini sayıyorsun? Tek başına kıldığını mı, bizimle kıldığım mı?" buyurdular.
Ashabtan bir cemaat ikameti işitmişti, hemen (sünnet) namaza kalktılar. Resulullah (sav) onlara: "İki namazı beraber mi kılıyorsunuz? İki namazı beraber mi kılıyorsunuz?" diye çıkıştı. Bu (hadise) sabah namazı sırasında cereyan etmişti.
Muvatta, Salatu'l-Leyl 31, (1, 128)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim sabahın iki rek'atini vaktinde kılamazsa güneş doğduktan sonra kılsın."
Tirmizi, Salat 314, (423)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Raviden anlatıldığına göre, sabah namazının sünnetini kaçırdığı olmuştur. Ancak güneş doğduktan sonra onu kaza etmiştir.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!