Bize, Resulullah (sav)'ın kuşluk namazı kıldığını Ümmü Hani'den başka kimse anlatmadı. O dedi ki: "Resulullah (sav) Fetih günü, benim eve geldi, yıkandı ve sekiz rek'at namaz kıldı. Ben bundan daha hafif bir namazı hiç görmedim. Ancak rüku ve secdeleri tam yapıyordu."
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır, her bir tehlil bir sadakadır, Emr'i bi'l-ma'ruf bir sadakadır. Nehy-i ani'l-münker de bir sadakadır. Bütün bunlara kişinin kuşlukta kılacağı iki rek'at namaz kafi gelir."
Müslim, Müsafirin 84, (720); Ebu Davud, Salat 301, (1286)
Nakleden: Büreyde (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanda üçyüzaltmış mafsal vardır. Her bir mafsal için bir sadakada bulunması gerekir." (Bunu işitenler): "Buna kimin gücü yeter?" dediler. Aleyhissalütu Vesselam: "Mescidde toprağa gömeceği bir balgam, yoldan bertaraf edeceği bir engel... Bunları bulamazsa, kuşluk vakti kılacağı iki rekat namaz!"
Ebu Davud, Edeb, 172, (5242)
Nakleden: Ebu Zerr ve Ebu'd-Derda (ra)
Resullullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri dedi ki: "Ey Ademoğlu! Günün evvelinden benim için dört rek'at namaz kıl, ben de sana günün sonunu garantiliyeyim."
Tirmizi, Salat 346, (475)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim kuşluğun bir çift (namaz)ına devam ederse, deniz köpüğü kadar çok da olsa, Allah günahlarını affeder."
Tirmizi, Salat 346, (476)
Nakleden: Enes (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim kuşluk namazını oniki rek'at kılarsa Allah Teala Hazretleri cennette onun için altından bir köşk bina eder."
Tirmizi, Salat 346, (473)
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav) kuşluğu dört kılar, (bazan) dilediğince de artırırdı.
Müslim, Müsafirin 78, 79, (719)
Nakleden: Zeyd İbnu Erkam (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kuşluk namazı, hödüğün (yani deve yavrusunun) ayağı kumdan yanmaya başladığı andan itibaren kılınır."
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!