Resulullah (sav), fıtr (ramazan) ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rekatte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rekatte ise, iki rüku tekbirinden başka beş (ziyade) tekbir getirirdi.
Ebu Davud, Salat 252, (1149, 1150)
Nakleden: Kesir İbnu Abdillah (an ebihi an ceddihi) (ra)
Resulullah (sav) bayramlarda birinci rek'atte kıraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu, ikinci rek'atte de kıraatten önce beş kere tekbir getiriyordu.
Tirmizi, Salat 386, (536)
Nakleden: Cabir İbnu Semüre (ra)
Resulullah (sav) ile birlikte, birçok kereler bayram namazını ezansız ve ikametsiz kıldım.
Resulullah (sav) ile birlikte bayrama katıldım. Efendimiz hutbeden önce, ezansız ve ikametsiz namaz kılardı. Sonra Bilal (ra)'e dayanarak kalktı. Allah'tan korkmayı emretti ve O'na itaate teşvik etti. İnsanlara vaaz edip (ölümü, ahireti, cenneti, cehennemi) hatırlattı. Sonra kadınlar bölümüne geçti. Onlara da aynı şekilde vaaz etti, hatırlatmalarda bulundu. Ve: "Allah için tasadduk edin, zira sizin ekseriyetiniz cehennem odunusunuz." buyurdu. Yanakları kararmış itibarlı kadınlardan biri kalkarak: "Niçin ey Allah'ın Resulü?" dedi "(niye cehennem odunlarıyız?)" Resulullah açıkladı: "Zira siz kadınlar çok şikayette bulunuyor, kocalarmıza nankörlük ediyorsunuz." Bunun üzerine kadınlar takılarından tasadduk etmeye başladılar. Hz. Bilal'in eteğine atıyorlardı.
Hz. Ömer (ra), Ebu Vakid el-Leysi (ra)'ye sordu: "Resulullah (sav) kurban ve ramazan bayramlarında ne kıraat buyururdu?" "Resulullah bu namazlarda Kaf ve'l-Kur'ani'l-Mecid, İkterebeti's-saatu ve'n-Şakka'l-Kameru sürelerini okurdu" diye cevap verdi.
Resulullah (sav), bayramlarda ve cumada Sebbihi'sme Rabbike'l-A'la, Hel etake hadisu'l-ğaşiye okurdu. Bazan cuma ve bayram bir günde birleşirlerdi. Resulullah bu surelerin her ikisini de (cuma ve bayram) namazlarında birlikte okurdu.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!