Resulullah (sav) ramazanı zikrederek buyurdular ki: "Hilali görünceye kadar oruç tutmayın, yine (müteakip) hilali görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin." (Buhari'nin bir rivayetinde: "Bulut, görmenize mani olursa sayıyı otuza tamamlayın" denmiştir. Müslim ve Nesai'nin Ebu Hüreyre'den kaydettikleri bir rivayette: "Hava bulutlu ise otuz gün oruç tutun" denmiştir.)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayını, hilali görmedikçe veya sayıyı ikmdl etmedikçe öne alıp başlatmayın. (Hilali görüp veya sayıyı tamamladıktan) sonra müteakip hilali görünceye veya sayıyı tamamlayıncaya kadar orucu tutun."
Ebu Davud, Savm 6, (2362); Nesai, Savm 13, (4, 136,136)
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav) şaban ayının günlerini hesapladığı kadar başka bir ayın günlerini hesaplamadı. Sonra ramazan hilalini görünce oruca başlardı. Eğer bulut araya girer (hilali göremez) ise (şabanı) otuz gün olarak hesaplar, sonra ramazan orucuna başlardı.
Ebu Davud, Savm 6, (2325)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Bir Bedevi Resulullah (sav)'a gelerek: "Ben hilali -yani ramazan hilalini- gördüm!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet getirirmisin?" diye sordu. Adam "evet" deyince: "Muhammed'in Allah Resulü olduğuna da şehadet eder misiniz?" dedi. Adam buna da: "evet" diye cevap verince,Efendimiz: "Ey Bilal!" dedi, "halka yarın oruç tutmalarını ilan et!"
Halk hilali görmek için gayret sarfetti. Ben, Resulullah (sav)'ı gördüğümü (tek başıma) söyledim. Sözüm üzerine oruç tuttu ve halka da oruç tutmalarını emretti.
Ebu Davud, Savm 14, (2342)
Nakleden: Haris İbnu Hatib (ra)
Hüseyin İbnu'l-Haris el-Cedeli, Haris İbnu Hatib (ra)'den anlatıyor: "Haris dedi ki: "Resulullah (sav) hilali görünce oruç tutmamızı emretti, eğer biz göremez de iki adil şahid gördükleri hususunda şehadet ederlerse, onların şehadetlerine uyarak tutacaktık."
Ebu Davud, Savm 13, (2338)
Nakleden: Ebu Umayr İbnu Enes (ra)
Ebu Umayr İbnu Enes, Resulullah (sav)'ın ashabından olan amcalarından naklettiğine göre, bir grup kimse Resulullah (sav)'a binekleriyle gelip: "Dün hilali gördük" diye şehadette bulundular. Bunun üzerine, Efendimiz onlara oruçlarını açmalarını, sabah olunca da musallaya (bayram namazına) gelmelerini emretti.
Ebu Davud, Salat 255, (1157); Nesai, Iydeyn 2, (3, 180)
Nakleden: Küreyb (ra)
Ben Şam'da iken ramazan hilali beklenmişti. Hilali bir cuma günü ben de gördüm. Sonra ayın sonunda Medine'ye geldim, İbnu Abbas (ra): "Hilali ne zaman görmüştünüz?" diye sordu. Ben: "Cuma günü!" dedim, İbnu Abbas tekrar: "Sen de hilali gördün mü?"dedi. Ben: "Evet, hem ben, hem de halk gördü ve herkes oruç tuttu. Hz. Muaviye (ra) de oruç tuttu!" dedim, İbnu Abbas (ra): "Ama biz hilali cumartesi gecesi gördük. Öyleyse otuza tamamlayıncaya veya hilali görünceye kadar tutmalıyız." dedi. Ben: "Hz. Muaviye'nin görmesiyle ve onun orucuyla iktifa etmiyor musun?" dedim. Cevaben: "Hayır! Resulullah (sav) bize böyle emretti" dedi.
Tirmizi, Savm 11, (697); Ebu Davud, Savm 5, (2324)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı şöyle, şöyle şöyledir -bu sırada iki elini bütün parmaklarıyla iki sefer çırptı, üçüncü çırpışta sağ veya sol başparmağını yumdu.-"
Müslim ve Nesai'de gelen bir rivayette: "Biz ümmi bir milletiz, yazmayız ve hesap yapmayız. Ay, şöyle şöyledir" dedi. Yani bir defasında yirmidokuz, bir defasında otuz gösterdi" denmiştir.
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!