Oruç Bölümü

Konu: İftarda Ta'cil

Nakleden: Sehl İbnu Sa'd (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "İnsanlar iftarda ta'cile yer verdikleri müddetçe hayır üzere devam ederler."
Buhari, Savm 45; Müslim, Sıyam 48, (1098); Muvatta, Sıyam 6, (1, 288); Tirmizi, Savm 13, (699)
Nakleden: Abdulkerim İbnu Ebi'l-Muharik (ra)
Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta'cili (öne alınması), sahurun da te'hir edilmesidir.
Muvatta, Kasru's-Salat 46, (1, 158)
Nakleden: Enes (ra)
Resulullah (sav), namaz kılmazdan önce birkaç taze hurma ile orucunu açardı. Eğer taze hurma yoksa kuru hurma ile açardı. Eğer kuru hurma da bulamazsa birkaç yudum su yudumlardı.
Ebu Davud, Savm 22, (2556); Tirmizi, Savm 10, (694)
Nakleden: Mu'az İbnu Zühre (ra)
Bana ulaştı ki, Resulullah (sav), iftar ettiği zaman şu duayı okurdu; "Allahümme leke sumtü ve ala rızkike eftartü. (Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum)"
Ebu Davud, Savm 22, (2358)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Mervan İbnu Salim, Hz. İbnu Ömer (ra)'den naklediyor: "Resulullah (sav) orucunu açınca şöyle derdi: "Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallahu Teala sevap kesinleşti." (Rezin, duanın baş kısmma "Elhamdülillah" kelimesini ziyade etti)
Ebu Davud, Savm 22, (2357)
Nakleden: Enes (ra)
Resulullah (sav) Ramazan ayının sonunda oruçları vasletti (yani hiç bozmadan birkaç gün ard arda devam ettirdi). Onunla birlikte halk da vasletti. Durum Resulullah'a ulaşınca: "Eğer Ramazan ayı bizim için uzatılsaydı biz onu öyle bir vaslederdik ki derine dalanlar (aşırılar) bundan (aşırılıklarından) vazgeçmek zorunda kalırlardı. Ben sizin gibi değilim. Ben gölgelenirim, Rabbim bana hem yedirir hem de içirir.
Buhari, Savm 48, Temenni 9; Müslim, Savm 57-60, (1103-1106); Tirmizi, Savm 62, (778)
Nakleden: Ebu Bekr İbnu Abdirrahman (ra)
Ebu Bekr İbnu Abdirrahman'ın anlattığına göre, babası, Mervan'a "Hz. Aişe ve Ümmü Seleme (ra)'nin kendisine şunu haber verdiklerini söylemiştir: "Resulullah (sav) Ramazan ayında, rüya sebebiyle olmaksızın cünüb olarak fecir vaktine ulaştığı olurdu da, kalkıp yıkanır ve orucunu tutardı.
Buhari, Savm 22, 25; Müslim, Sıyam 76, (1109); Muvatta, Sıyam 12, (1, 291); Ebu Davud, Savm 36, (2388, 2389); Tirmizi, Savm 63, (779); Nesai, Taharet 123, (1, 108)
Nakleden: Amir İbnu Rebi'a (ra)
Ben Resulullah (sav)'ı oruçlu iken misvaklandığını sayamayacağım kadar çok gördüm. (Buhari'nin rivayeti muallaktır)
Buhari, Savm 27; Ebu Davud, Savm 26, (2364); Tirmizi, Savm 29, (725)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Oruçlu, günün başında ve sonunda misvak kullanır.
Buhari, Savm 25 (bab başlığında kaydetmiştir)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yalanı ve onurda ameli terketmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur."
Buhari, Savm 8, Edeb 51; Ebu Davud, Savm 25, (2326); Tirmizi, Savm 16, (707)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biriniz yemeğe davet edilince oruçlu ise; "Ben oruçluyum" desin."
Müslim, Sıyam 159, (1150); Ebu Davud, Savm 76, (2461); Tirmizi, Savm 64, (780, 781); İbnu Mace, Sıyam 47 (1750)
Nakleden: Aişe (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın." (Tirmizi, hadis için; "Münkerdir, Hişam İbnu Urve dışında sika biri tarafından rivayet edildiğini görmedik" der)
Tirmizi, Savm 70, (789)
Nakleden: Ümmü Ammare Bintu Ka'b (ra)
Resulullah (sav) yanına girmiştir. Ammire yemek ikram edince, Aleyhissalatu vesselam: "Sen de ye!" demiş, kadın: "Ben oruç tutuyorum" deyince Resulullah şöyle buyurmuştur: "Oruçlu kimse, başkasına ikramda bulunur ve yemeğinden başkaları yerse, onlar yedikleri müddetçe melaike aleyhimüsselam oruçluyu rahmet duasında bulunurlar." Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olurlarsa, melekler oruçluya rahmet okurlar."
Tirmizi, Savm 67, (784, 785, 786)
Nakleden: Ebu Hüreyre (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadın, kocası varken izin almadan (nafile) oruç tutmasın." (Ebu Davud'un rivayetinde, "Ramazan dışında" ziyadesi vardır.)
Buhari, Nikah 84, 86; Müslim, Zekat 84, (1026); Ebu Davud, Savm 74, (2485); Tirmizi, Savm 65, (782)
Selamet Derneği Bağış

Kısalar…

Samet Karaca
Eğer üzüntü ve sıkıntı içindeysen bu duayı oku...
Samet Karaca
Dünyayı nasıl fethedersiniz?
Samet Karaca
Tevekkül, huzura açılan kapının anahtarıdır!
Samet Karaca
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı: وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz? (Nisa - 75)
Samet Karaca
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır; Avam : Okuduğu gibi anlar (meal). Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar). Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar. Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!
Samet Karaca
Hayırlı dualarınızın kabul olması için bu ayeti kesinlikle okuyun! اَللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ (Zümer - 46)
Samet Karaca
Kudüsü fethedecek ordunun İstanbul'dan gideceğine dair hadis | İhsan Şenocak
Samet Karaca
Hak Dava
Samet Karaca
Daha Fazla Gör

Popüler