İmam Malik'in Muvatta'da kaydına göre şu rivayet kendine ulaşmıştır: "Hz. Peygamber (sav)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resulullah (sa}, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesini vermiştir."
Muvatta, İ'tikaf 15, (1, 321)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Resulullah (sav)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu. O, Ramazanın tamamında!" diye cevap verdi.
Ebu Davud, Salat, 824, (1387)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
Hz. Peygamber (sav)'ın ashabından bazılarına (ra), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazanın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (sav): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetabuk etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu." (Tirmizi'de bulunamamıştır)
Resulullah (sav) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazanın son onunda arayın".
Buhari, Leyletü'l-Kadr 3; Tirmizi, Savm 72, (792)
Nakleden: Ebu Said (ra)
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana (bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü idi). Resulullah (sav)'ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazanın yirmi birinci sabahıydı.
Buhari, Leyletü'l-Kadr 1, 13; Müslim, Sıyam 215, (1165); Ebu Davud, Salat 320, (1382-1383) (Veya Ramazan 3); İbnu Mace, Savm, 56. (1766); Muvatta, İ'tikaf 9 (1, 319)
Nakleden: Abdurrahman İbnu Ubeyd es-Sundbihi (ra)
Hz. Bilal-i Habeşi (ra)'den nakledilen şu hadisi rivayet eder: Hz. Bilal, Resulullah (sav)'ın Kadir gecesi hakkında şöyle söylediğini işitmiştir: "O, son ondan yedinin ilkidir: Yani yirmi üçüncü gece." (Buhari'de bulunamamıştır).
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
"Kadir gecesini (Ramazanın) yirmi dördünde arayınız" buyurdu. (Müslim'de bulunamadı)
Buhari, Leyletü'l-Kadr 3
Nakleden: Zirr İbnu Hubeyş (ra)
Ubey İbnu Ka'b (ra)'a dedim ki, "İbnu Mes'ud (ra): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilah olmayan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resulullah (sav)'ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emaresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır."
Müslim, Müsafirin 179, (762)
Nakleden: Yusuf İbnu Sa'd (ra)
Hasan İbnu Ali (ra), Hz. Muaviye'ye biat ettikten sonra, bir adam yanına gelip: "Mü'minlerin yüzünü kara ettin (veya: Ey mü'minlerin yüzünü karartan adam) (diye öfkesini) dile getirdi. Hz. Hüseyin (ra) adama (tatlılıkla mukabele etti): "Allah'ın rahmetine banasıca, niye böyle şiddetli çıkışıyorsun. Nitekim Resulullah (sav) Beni Ümeyye'yi (sağken rüyasında, tek tek halife olup) minbere çıkmış gördü. Bu onu üzmüştü ki şu ayetler indi: "Biz sana Kevser'i verdik" (Kevser 1). "Biz onu sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazilet ve şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır (Bu gece senden sonra Beni Ümeyye'nin saltanat süreceği) bin aydan hayırlıdır." Kasım İbnu'l-Fadl (merhum der ki: "Beni Ümeyye'nin iktidar müddetlerini ay olarak saydık, tam bin aydı, ne fazla ne eksik."
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!