Abbad İbnu Temim'in amcasından naklettiğine göre, "amcası, Resulullah (sa)'ı mescidde, ayaklarndan birini diğerinin üzerine koymuş vaziyette sırtüstü yatarken görmüştür." [İmam Malik şu ziyadeyi kaydetmiştir: "İbnu'l-Müseyyeb'ten bana ulaştığına göre Hz. Ömer ve Osman (ra) da böyle yaparlardı"]
Resulullah (sa) karnı üzerine yatmış bir adam görmüştü; hemen müdahale edip: "Bu Allah Teala hazretlerinin sevmediği bir yatıştır!" buyurdular.
Tirmizi, Edeb 21, (2769)
Nakleden: Cabir (ra)
Resulullah (sa), kişinin korkuluğu olmayan damda uyumasını nehyetti.
Tirmizi, Edeb 82, (2858)
Ümmü Seleme ailesinden biri rivayet etmiştir: "Resulullah (sa)'ın yatağı, insanın kabrine konduğu şekildeydi, mescid de baş tarafındaydı."
Ebu Davud, Edeb 106, (5044)
Nakleden: İbnu Abbas (ra)
Resulullah (sa) geceleyin kalktı, kaza-yı hacette bulundu. Yani bevletti. Arkadan ellerini ve yüzünü yıkadı. Sonra, tekrar uyudu.
Ebu Davud, Edeb 105, (5043)
Nakleden: İbnu Ömer (ra)
"Resulullah (sa)'ı Kabe'nin avlusunda gördüm, elleriyle şöyle ihtiba edip oturmuştu" dedi ve ihtiba oturuşunu (göstererek) tarif etti. Bu kurfusa idi.
Buhari, İsti'zan 34
Nakleden: Aişe (ra)
Anlattığına göre, "Kişinin (namazda) elini boş böğrüne koymasını mekruh addederdi ve: "Bunu Yahudiler yapar" derdi." [Rezin tahric etmiştir. Ancak Buhari bunu bir bab başlığında muallak olarak kaydetmiştir (Buhari, Enbiya 50)]
Müslüman neden zulme karşı savaşmalı:
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ
Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder, katından bize bir yardımcı gönder" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınlar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?
(Nisa - 75)
Kur'an-ı Kerim basit bir kitap değildir. Bir ayetten 3 kişi 3 ayrı mana çıkarır;
Avam : Okuduğu gibi anlar (meal).
Alim: Okuduğunu hadis ve sünnetle birleştirip tefsir eder (yorumlar).
Arif: Ayetin Allah katındaki gerçek manasını anlar.
Arapça okunan Ku'ran-ı Kerim gerçek manaya isabet eder!